Şehri Hüzün

Şehri sarmasa da hüzün , biraz önce dükkanı sarıp sarmaladı.
Küçük bir kız ve annesi geldi..
Bir bilgisayar istediler ve msn açmak istediklerini ve bu işlerden pek anlamadığından bahsetti Anne..
Yardımcı olayım deyip msn adreslerini açtım.
Küçük kız heyecanlı ve yerinde duramıyordu.
Karşı tarafın msn adresini söyledi, ekledim.
Kamera isteği geldi karşı taraftan, kamera isteğini kabul ederken Anne saçlarını düzeltiyordu.
Kız “Anne ben ilk görüneyim” diyordu.
Anne kızına çevirdi kamerayı.
Yanlarında kameranın açılmasını bekliyordum, kamera açıldı.
Karşı tarafta 40-45 yaşlarında bir adam, kameradan Anne ve kızı görünce gülmeye başladı.
Sessiz olan dükkan bir anda “Babaaaa” diyerek bağırıverdi.
Müşterilerin gözü küçük kızdaydı. Annesi küçük kıza kızıp “yavaş” olmasını istedi.
Bende gülerek Anne’ye ” yok sorun değil, istediği gibi davransın ” dedim.
Kız “anne konuşalımm” diye Annesine konuşmaya başlamalarını söyledi.
Anne kulaklığı taktı ve “nasılsın” derken ben uzaklaşmaya başladım.
Küçük kız ” hala Babaaa” diyor ve el sallıyordu.
Çok kısa süre sonra kız aldı kulaklığı ve konuşmaya başladı.
Bir dakika geçmemişti ki , ağlamaya başladı küçük kız.
“Babaaa özledim seni gelsene artık” diyordu.
Annesi küçük kızın haline dayanamamış olacak ki o da başladı ağlamaya.
Küçük kız durmadan “baba özledimm seni” diyordu.
Anne kıza ” kızım gülerek konuş, babanda seni özlüyor, mutlu görün” deyince kız “anne dur yaa” deyiverdi.
Bu sırada kız hala ağlıyordu. Yerimden kalkarak mendil götürdüm küçük kıza.
Annesi de işaret ederek “bende alayım” dedi.
Anne kız ağlarken müşteriler de sürekli küçük kız ve annesinin olduğu tarafa bakarak üzüldüklerini belli ediyorlardı.
Küçük kız ve Annesi yarım saat kadar konuştular ve sonrasında “konuşmamız bitti, msni kapatabilir miyiz” dedi.
Yanlarına giderek msni kapattım.
Anne ayağa kalkmıştı ve müşterilere dönerek ” sizi rahatsız ettiysek özür dileriz, kocam yurt dışında çalışıyor, kızım da çok özledi, babasını görsün diye getirdim, çok ses çıkardık biliyorum, affedin” dedi.
Akşam müşterileri genelde büyük yaşta oluyorlar , hepsi de olgunlukla karşılayarak “sorun değil” dediler.
Anne ve kızı hesabı ödeyerek uzaklaşırken küçük kız ” anne bir daha gelelim olur mu? ” diye soruyordu annesine.
Araya “hasret” girince ve işin içinde “çocuk” olunca…
Ben bile ağlayacaktım neredeyse.